
Türk Bilim İnsanından Dünyada Bir İlk: Enerjisiz Çalışan Hareket Sensörü
Dr. Olcay Kaan Çakır, dışarıdan herhangi bir enerji kaynağına ihtiyaç duymadan çalışan Metal Şeritli ve Çok Yönlü Elektrokimyasal Mekanik Sensörü geliştirdi. Türk Patent Enstitüsü tarafından onaylanan bu buluş, hareketin hem yönünü hem de şiddetini aynı anda algılayabiliyor.
Günlük yaşamda akıllı telefonlardan araçlara, uçaklardan adım sayarlara kadar pek çok cihazda kullanılan hareket sensörleri, enerji tasarrufu sağlamak ve harekete dayalı ölçümler yapmak adına kritik bir rol oynuyor. Güvenlik sistemlerinden sağlık takibine kadar geniş bir kullanım alanı olan bu teknolojiye, Türk bilim insanı Dr. Olcay Kaan Çakır tarafından geliştirilen yenilikçi bir yaklaşım getirildi. Daha önce yürürken şarj olan kalp pili ve Doç. Dr. Aylin Şendemir ile yürüttüğü kanserli hücre görüntüleme çalışmalarıyla tanınan Çakır'ın, 'Metal Şeritli ve Çok Yönlü Elektrokimyasal Mekanik Sensör' buluşu Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillendi.
Hareket sensörlerinin tarihçesi 1852'deki mekanik jiroskoba, 1953'teki ultrasonik doppler sensörüne ve 1972'deki pasif kızılötesi sistemlere kadar uzanıyor. 2012 yılında ABD ve Çin ortaklığıyla geliştirilen triboelektrik nanogeneratör tabanlı sensörden sonra, 2026 yılında Dr. Çakır tarafından geliştirilen bu yeni sensör, harici bir güç kaynağına gereksinim duymamasıyla dünyada bir ilki temsil ediyor.
İlgili haber: Selçuk Bayraktar: TEKNOFEST Güneydoğu'da 1,5 milyondan fazla ziyaretçiyle rekor kırıldı
Dr. Olcay Kaan Çakır'ın patent belgelerinde belirttiği üzere, geliştirilen elektrokimyasal sensör, mevcut teknolojilerin aksine hareketin şiddetini ve yönünü eş zamanlı olarak tespit edebiliyor. Güç tüketmediği için enerji verimliliğini artıran sistem, dış ortama kapalı yapısı sayesinde bakım gerektirmeyen ve uzun ömürlü bir tasarıma sahip. Bu özellik, özellikle erişimi zor bölgeler için büyük bir avantaj sağlıyor. Sensörün çalışma prensibi, kapalı bir kap içindeki sıvının metallerle temas etmesi sonucu oluşan kimyasal reaksiyonla elektrik sinyali üretilmesine dayanıyor. Üretilen bu sinyal elektronik devreye iletilerek hareketin varlığı ve yönü belirleniyor.
Kapalı bir gövde içerisinde çalışan sistem; sağa, sola, ileri ve geri hareketleri anlık olarak algılayabiliyor. Sürekli bir veri akışı sağlayan gerilim ve akım değişimleri, hareketin tespiti için kullanılıyor; hareket sona erdiğinde ise sıvı yerçekimiyle tekrar başlangıç konumuna dönüyor.
İlgili haber: Selçuk Bayraktar: TEKNOFEST Katılımda Rekorlar Kırıyor
Harici enerjiye ihtiyaç duymayan bu teknoloji; robotik sistemler, otomasyon, lojistik, kargo takibi, akıllı binalar, ağır iş makineleri, altyapı izleme, denizcilik, havacılık ve uzay çalışmaları gibi çok geniş bir yelpazede kullanılma potansiyeline sahip. Ayrıca madenler, petrol ocakları, tarım, hayvancılık, afet yönetim araçları ve savunma sanayisinde de önemli bir yer bulması öngörülüyor. Yerli üretim olmasıyla dışa bağımlılığı azaltması beklenen ve üretim kolaylığına sahip olan bu sensörün, kısa sürede Türkiye ve dünya genelinde yaygınlaşması hedefleniyor.











Yorum Yap