
İsrail'in Batı Şeria'daki Saldırıları: 63 Bin Müdahale ve Büyük Yıkım
7 Ekim 2023'ten bu yana Kudüs dahil Batı Şeria'da Filistinlilere, mülklerine ve topraklarına yönelik yaklaşık 63 bin saldırı düzenlendi. Bu saldırılar sonucunda çok sayıda yapı yıkılırken, son 30 yılın en yüksek arazi müsadere rakamına ulaşıldı.
7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Kudüs ve Batı Şeria genelinde Filistinlilere, mülklerine ve topraklarına yönelik toplamda yaklaşık 63 bin saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıların 48 bin 174'ü İsrail askerleri, 14 bin 742'si ise İsrailli yerleşimciler tarafından yapıldı. Saldırıların en yoğun yaşandığı bölgeler sırasıyla 10 bin 840 saldırıyla El Halil, 10 bin 594 saldırıyla Ramallah-El-Bire, 10 bin 261 saldırıyla Nablus ve 7 bin 315 saldırıyla Kudüs oldu.
İsrailli yerleşimcilerin gerçekleştirdiği saldırılarda 66 Filistinli yaşamını yitirdi. Aynı süreçte yerleşimciler, Filistinlilere ait mülk ve toprakları bin 182 kez kundakladı; aralarında 100 bin zeytin ağacının da bulunduğu toplam 147 bin 111 ağacı tahrip etti veya söktü. Ayrıca köylere ve bedevi topluluklarına 376 saldırı düzenlenirken, hayvancılık odaklı 211 yeni yasa dışı yerleşim alanı oluşturuldu.
İlgili haber: Rusya'da Laboratuvar Çalışanının Ölümü Salgın Korkusu Yarattı
İsrail ordusunun müdahaleleri sonucunda, bin 894'ü konut olmak üzere toplam 5 bin 59 yapı ve tesis yıkıldı; yıkımların en fazla gerçekleştiği yer bin 244 yıkımla Kudüs oldu. Buna ek olarak 2 bin 133 yapı için inşaat durdurma veya yıkım kararı alındı.
İsrail makamları, "devlet arazisi" ilanları ve askeri el koyma emirleri aracılığıyla 64,2 bin dönümlük Filistin arazisine el koydu. Bu miktar, son 30 yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bölgede on binlerce konut içeren 415 yeni yerleşim planı hazırlanırken, Doğu Kudüs'teki "E1" projesi de dahil olmak üzere 15 bin 760 yeni yerleşim biriminin inşası için 97 ihale açıldı.
İlgili haber: ABD Sahil Güvenlik, kayıp uçağın enkazını bulduktan sonra 6 kişiyi aramaya devam ediyor
İsrail'in bu uygulamalarının, fiili durumu kalıcı hale getirerek ilhakı dayatan bir mevzuat sistemine dönüştüğü belirtildi. Uluslararası topluma, yerleşim birimlerinin genişletilmesine sağlanan finansmanın kesilmesi ve sorumluların hesap vermesi için gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulunuldu.











Yorum Yap