Prof. Dr. Erhan Önalan'dan Zayıflama İğneleri Hakkında Kritik Uyarılar
Fırat Üniversitesi Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Önalan, zayıflama iğnelerinin bilinçsiz kullanımının ciddi riskler taşıdığını belirtti. Bu ilaçların bir mucize olmadığını vurgulayan Önalan, tedavinin mutlaka doktor kontrolünde ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Fırat Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Önalan, son dönemde popüler hale gelen zayıflama iğneleriyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Obeziteyi, vücutta aşırı yağ birikimiyle seyreden ve birçok organ sistemini etkileyebilen kronik bir hastalık olarak tanımlayan Prof. Dr. Önalan; Türkiye, Elazığ ve dünya genelinde bu ilaçların muayene ve tetkik yapılmadan, kulaktan dolma bilgilerle bilinçsizce kullanılmasının ciddi bir sorun teşkil ettiğini belirtti.
Zayıflama iğnelerinin mide boşalmasını geciktirerek, beyindeki iştah merkezleri üzerinden açlık hissini azalttığını ve tokluk hissini artırdığını açıklayan Prof. Dr. Önalan, bu ilaçların her birey için uygun olmadığını vurguladı. İlacın kullanım kararının; kişinin vücut kitle indeksi, bel çevresi, tıbbi geçmişi, mevcut hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar ve hedefleri değerlendirilerek verilmesi gerektiğini söyleyen Önalan, sadece birkaç kilo vermek isteyen sağlıklı kişilerin doktor kontrolü dışında bu yönteme başvurmasının yanlış olduğunu ifade etti.
İlgili haber: Fırat Kaya: Vergide ve Gelirde Adalet Sağlanana Dek Mücadele Edeceğiz
Hastaların değerlendirme sürecine değinen Prof. Dr. Önalan; ayrıntılı öykü alımı ve muayenenin ardından duruma göre kan şekeri, HbA1c, kolesterol, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının incelendiğini belirtti. Ayrıca bel çevresi ölçümünün, eşlik eden hastalıkların ve geçmişte geçirilen rahatsızlıklar ile kullanılan ilaçların bilinmesinin kritik önem taşıdığını ekledi.
Özellikle pankreas iltihabı öyküsü olanların ve ailesinde tiroid kanseri geçmişi bulunanların bu ilaçlardan kaçınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Önalan, ilaçların yan etkilerine de dikkat çekti. En sık karşılaşılan yan etkilerin bulantı, kusma, ishal, kabızlık, karın ağrısı ve hazımsızlık olduğunu, dozun hızlı artırılmasının bu şikayetleri şiddetlendirebileceğini ve daha nadir ancak ciddi yan etkilerin de oluşabileceğini hatırlattı. Bu nedenle, çevredeki kişilerin tavsiyesiyle ilaç kullanımının doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı.
İlaçlara verilen yanıtın kişiden kişiye farklılık gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Önalan, bu iğnelerin kısa sürede ideal kiloya ulaştıran sihirli değnekler olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Obezitenin kronik yapısı nedeniyle tedavinin uzun vadeli planlanması gerektiğini belirten Önalan; ilaç tedavisinin yanı sıra beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve ihtiyaç halinde psikolojik veya davranışsal destek alınmasının önemini vurguladı.
İlgili haber: Elazığ'da Şeker Pancarı Hasadı Heyecanı Başladı
Obezitenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve profesyonel yardım almanın bir başarısızlık olmadığını ifade eden Prof. Dr. Erhan Önalan, zayıflama iğnelerinin bir mucize olmadığını; ancak doğru hastada, doğru dozda, doktor takibiyle ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte kullanıldığında etkili bir tedavi seçeneği olabileceğini belirtti. Son olarak, internetten veya tanıdıklardan temin edilen kaynağı belirsiz ürünlerden kesinlikle uzak durulması gerektiğini hatırlatan Önalan, temel amacın sadece kilo kaybı değil, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam sağlamak olduğunu dile getirdi.











Yorum Yap