
Küresel Piyasalar Yoğun Veri Takvimine Kilitlendi
Küresel piyasalarda tahvil piyasasındaki satış baskısının ve yüksek faiz oranlarının etkisiyle haftalık bazda negatif bir seyir izlendi. Yatırımcılar, gelecek hafta açıklanacak yoğun ekonomik verilere ve merkez bankalarının atacağı adımlara odaklandı. Artan enerji fiyatları ve enflasyon endişeleri piyasalardaki risk algısını canlı tutuyor.
Ekonomilerde enflasyonist baskıların hedeflenen seviyelerin üzerinde kalması ve büyük merkez bankalarının sıkı para politikası adımları, küresel tahvil piyasalarında satış dalgasını hızlandırdı. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon kaygılarını tetiklemesi, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere merkez bankalarının faiz artırım sürecini sürdüreceği beklentilerini güçlendirdi.
Uzun vadeli tahvil faizlerindeki tırmanış, küresel borçlanma maliyetlerini artırırken hisse senetleri üzerinde de baskı oluşturuyor. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34'ü, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,69'u görerek 2002'den bu yana en yüksek seviyelere ulaştı. Bu oranlar daha sonra hafif bir gerilemeyle 10 yıllıkta yüzde 5,28'e, 30 yıllıkta yüzde 5,61'e dengelendi.
İlgili haber: Savunma ve havacılıktan 634 milyon dolarlık ihracat
Tahvil getirilerindeki bu hareketlilik dolar endeksini yukarı taşıyarak Nisan 2025'ten bu yana en yüksek seviye olan 102,2'ye çıkardı; endeks haftayı yüzde 1 kazançla 101,9'dan kapattı. Fransa kaynaklı mali kaygılar nedeniyle avrodaki değer kaybı da dolara destek sağladı. Öte yandan altının onsu, tahvil getirileri ve dolara olan talebin artmasıyla yüzde 3,4 gerileyerek 4 bin 141 dolara indi.
ABD'de eylül ayında tarım dışı istihdam 29 bin artışla beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranı yüzde 4,2 oldu. Bu verinin ardından Fed'in ekim ayında faiz artırma ihtimali yüzde 23'e geriledi. Fed'in dikkate aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ise ağustosta aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 3 artış gösterdi. Analistler, istihdam verisinin ardından cuma günü risk iştahının kısmen arttığını, ancak haftalık genel tabloya tahvil satış baskısının damga vurduğunu belirtti.
Enerji cephesinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'nın dizel stoklarının bir kısmını piyasaya sürmeyi kabul etmesi ve G7 ülkelerinin IEA koordinasyonunda 4 ay içinde 100 milyon varil rezervi serbest bırakma kararı dikkat çekti. Brent petrolün aralık vadeli varil fiyatı, jeopolitik risklerin sürdüğü haftayı yüzde 3,5 artışla 102,3 dolardan tamamladı.
New York borsası haftayı karışık bir seyirle kapattı. Dow Jones endeksi yüzde 1,26, S&P 500 endeksi yüzde 0,27 değer kaybederken, Nasdaq endeksi yüzde 0,45 artış kaydetti. Avrupa borsalarında ise enerji maliyetlerinin tetiklediği enflasyon endişeleri ve tahvil baskısı nedeniyle negatif bir tablo görüldü.
İlgili haber: Mersin'deki Belediye Yolsuzluğu Soruşturmasında Rekor Miktarda Döviz ve Altın Ele Geçirildi
Piyasalar önümüzdeki hafta pazartesi günü hizmet sektörü PMI, salı dış ticaret dengesi, çarşamba Fed toplantı tutanakları, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve cuma günü Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi verilerini takip edecek.











Yorum Yap