
Kahve Tüketiminde Zamanlama ve Miktar Hayati Önem Taşıyor
Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam ve kalp sağlığı için kahve tüketiminde miktar kadar zamanlamanın da kritik olduğunu vurguluyor. Günlük kafein alımının 400 miligramı geçmemesi ve saat 15.00 ile 16.00'dan sonra tüketime son verilmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca şekerli ve kremalı kahvelerin kolesterol ile kan şekerini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, kahve ve çayın türü, hazırlanma şekli ile tüketildiği saatlerin sağlık üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirterek, özellikle kalp hastaları, ritim bozukluğu, hipertansiyon ve demir eksikliği yaşayan kişilerin kafein tüketiminde çok daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Günlük hayatta sıklıkla tercih edilen kahvenin ölçülü tüketilmesi, çarpıntı, uyku problemleri ve tansiyon artışı gibi olumsuzlukların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor. Kahveye ilave edilen şeker, krema ve çeşitli tatlandırıcılar kan şekerini ve kolesterolü yükselterek damar sertliği ile darlığının ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor.
Kafeinin uyarıcı özelliği nedeniyle uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten uzmanlar, ilerleyen saatlerde kahve tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini ve çocukların kesinlikle kafeine alıştırılmaması gerektiğini ifade ediyor.
İlgili haber: Yapay Zeka Ajanlarından Kanada Devlet Sistemine Sızma Girişimi
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Cihangir Uyan, kafeinin ölçülü tüketildiğinde sağlık açısından bir sakınca barındırmadığını belirtti. Filtre kahve dışındaki bazı kahve türlerinin kolesterolü artırabileceğine dikkati çeken Uyan, krema ve şeker içeren kahvelerin kan şekerini ve kolesterolü tetiklediğini, bunun da kalp-damar hastalıkları için önemli bir risk faktörü oluşturduğunu kaydetti. Filtreli kahvelerin yağ ve kolesterol tutucu etkisi bulunduğundan tercih edilebileceğini söyleyen Uyan, günlük kafein sınırının 400 miligram olduğunu, bunun da yaklaşık 4 Türk kahvesi fincanına denk geldiğini ifade etti. Uyan ayrıca, çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin sindirim sisteminde demir emilimini azalttığı için kansızlık ve demir eksikliği olanlara önerilmediğini, hamilelerin de çarpıntı riskine karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti.
İlgili haber: Birleşmiş Milletler: Gazze'de nüfusun beşte biri sel tehdidi altında yaşıyor
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nden Uzm. Dr. Servet Emir ise kafeinin uykuyu baskılayan adenosin reseptörleri üzerinden etki gösterdiğini ve yorgunluğu hissetmemizi engellediğini aktardı. Kafeinin vücuttan temizlenme süresinin 4 ile 6 saat arasında değiştiğini belirten Emir, akşam saatlerinde uyku kalitesinin düşmemesi için kafein alımının saat 15.00-16.00 civarında sonlandırılması gerektiğini kaydetti. Yüksek kafein alımının damar kasılmasına yol açarak tansiyonu yükseltebileceğini söyleyen Emir, çekirdek kahveden yapılan günlük 2-3 fincan Türk kahvesi veya espressonun ise karaciğer yağlanmasına karşı koruyucu olabileceğini sözlerine ekledi.











Yorum Yap