Fırat Üniversitesi 3. Kısa Film Festivali'nde Sinema ve Aktivizm Tartışıldı
Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde düzenlenen 3. Kısa Film Festivali'nin ikinci gününde beş finalist film izleyiciyle buluştu. Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde sinemanın toplumsal etkileri, aktivizm ve dijitalleşmenin getirdiği sorunlar ele alındı.

Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 3. Kısa Film Festivali'nin ikinci günü, 'Kısa Film Gösterimi III' ile başladı. Bu oturumda Mehmet Oğuz Yıldırım'ın 'Kudret', Simay Antep'in 'Ölüm Bizi Ayırana Dek', Hümam Özkara'nın 'Hayat Devam Ediyor', Ramazan Arslan'ın 'Gölgeden Öte Yol Yok' ve İdil Berk'in 'Her Aşk Emek İster' isimli filmleri izleyiciler tarafından takip edildi.
Film gösterimlerinin ardından, Doç. Dr. Yunus Namaz'ın moderatörlüğünde "Bir Filmle Ne Değişir, Sinema ve Aktivizm" başlıklı bir panel düzenlendi. Panele yönetmen Feyzi Baran, senarist Kamil Kahraman ve RTÜK Bölge Temsilcisi Ömer Buğday katılım sağladı.
İlgili haber: Dr. Murat Harman: Her Kalp Çarpıntısı Ritim Bozukluğu Anlamına Gelmez
Panelin moderatörü Doç. Dr. Yunus Namaz, sinemanın sadece eğlence veya estetik bir araç olmadığını, aynı zamanda felsefi ve psikolojik boyutları olan bir özgürleşme aracı olduğunu vurguladı. Namaz, aktivist sinemanın izleyiciyi pasif konumdan çıkararak kendi tarihinin öznesi yapabileceğini ve toplumsal hafızayı koruduğunu belirtti.
Yönetmen Feyzi Baran ise festivalin kolektif üretim sürecinin öğrencilere kazandırdığı deneyime değindi. Filistinli çocuklara yönelik zulmü anlatmak için kısa videodan filme dönüştürdüğü 'Onlar Çocuk' projesinden bahseden Baran, sinemanın somut etkiler yaratabileceğini, madde bağımlılığı üzerine yaptıkları bir çalışmanın bölgedeki tedavi imkanlarının gelişmesine katkı sağladığını ifade ederek her filmin toplumsal bir karşılığı olduğunu söyledi.
Senarist Kamil Kahraman, aktivizmin sadece konuşmak değil, inandığı değerler için harekete geçmek olduğunu belirtti. Herkesin bir aktivist adayı olduğunu savunan Kahraman, yapay zekanın duygusal bağ kuramadığı için özgün hikayeler ve şiirler üretemeyeceğini, bu nedenle öğrencilerin kendi hayal güçleri ve deneyimlerine odaklanmaları gerektiğini dile getirdi.
RTÜK Bölge Temsilcisi Ömer Buğday ise dijital dünyayı "dijital pandemi" olarak tanımladı. İnternet ve telefon kullanımının yüz yüze iletişimi zayıflattığını ve dikkat dağınıklığına yol açtığını belirten Buğday, dijital kimliğin gerçek kimliğin önüne geçmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Ayrıca Filistin'deki durumla ilgili "Dirensek de direnmesek de öldürüyorlar" ifadesinin kendisini derinden etkilediğini paylaştı.
İlgili haber: Milas Belediyesi'ne Dev Operasyon: 13 İlde 29 Gözaltı
Soru-cevap bölümüyle sona eren panelin ardından; Doç. Dr. Neslihan Yücesoy Kamil Kahraman'a, Doç. Dr. Yunus Namaz Feyzi Baran'a ve Doç. Dr. Handan Haykır ise Ömer Buğday'a plaket ve teşekkür belgesi takdim etti. Festival, önümüzdeki günlerde yeni gösterimler ve etkinliklerle sürecek.











Yorum Yap