
Fenoterol İlacının Kalori Yakımını Artırdığı Görüldü Ancak Sebebi Bulunamadı
Yapılan yeni bir araştırmada, fenoterol adlı ilacın kahverengi yağı belirgin şekilde aktive etmeden vücudun enerji harcamasını artırdığı tespit edildi. Bilim insanları, fazladan yakılan enerjinin tam olarak hangi dokulardan kaynaklandığını henüz çözemedi. Bu durum, obezite tedavisine yönelik yeni yöntemlerin geliştirilmesini karmaşıklaştırabilir.
Kahverengi yağ dokusu, vücudu sıcak tutmak için enerji yakma özelliğiyle biliniyor ve araştırmacılar bu mekanizmayı obeziteye karşı kullanmayı hedefliyor. İnsanlar üzerinde gerçekleştirilen küçük çaplı bir çalışmada, fenoterol adlı ilacın kahverengi yağı belirgin olarak harekete geçirmeden vücudun enerji kullanımını yükselttiği belirlendi. Bu gelişme, uzmanların fazladan harcanan enerjinin nereye gittiğini tam olarak saptayamamasına neden oldu.
Vücut genellikle kilo verme sürecinde daha az enerji harcayarak tepki verir. Mevcut zayıflama ilaçları ise ağırlıklı olarak iştahı azaltarak bu dengeyi kurmaya çalışır. Basel Üniversitesi ve Basel Üniversite Hastanesinden Profesör Matthias Betz, en ideal yaklaşımın iştah baskılama ile enerji harcamasındaki artışı birleştirmek olduğunu, ancak bunun için kahverengi yağ dokusunun çalışma mekanizmasının daha iyi kavranması gerektiğini vurguladı.
İlgili haber: İsrail'in Gazze'deki Saldırılarında 8 Filistinli Yaşamını Yitirdi
Normal şartlarda soğuğa karşı doğal bir şekilde aktif hale gelen kahverengi yağ dokusu, zayıf ve daha olumlu metabolik profile sahip kişilerde görülüyor. Bu durum, soğuğun etkisini taklit edebilecek ilaç arayışlarını hızlandırdı. Betz ve ekibi, hücre sinyallerini alan beta2 adrenerjik reseptörlerini uyaran fenoterolü kullanarak bu etkinin insan kahverengi yağını tetikleyip tetikleyemeyeceğini inceledi. Cell Metabolism dergisinde yayımlanan çalışmaya on bir sağlıklı gönüllü katıldı.
Gönüllüler hem hafif soğuğa maruz bırakıldı hem de fenoterol ile tedavi edildi. Araştırmacılar enerji kullanımını ölçerken PET/CT taramalarıyla kahverengi yağ aktivitesini inceledi. Her iki müdahale de enerji harcamasını artırırken, yalnızca soğuk kahverengi yağı belirgin şekilde aktive etti ve glikoz emilimini artırdı. Fenoterol tedavisinden sonra ise benzer bir yağ aktivasyonu tespit edilemedi ancak enerji harcamasındaki güçlü artış bilim insanlarını şaşırttı. Bu durum, enerji tüketimindeki artışın otomatik olarak kahverengi yağın çalıştığı anlamına gelmediğini ortaya koydu.
İlgili haber: İzmit'te toprak kayması paniği: İki bina tahliye edildi
Fenoterolün yol açtığı ek enerji tüketiminin iskelet kasından veya enerji depolayan beyaz yağdan kaynaklanabileceği düşünülse de, hangi dokunun sorumlu olduğu henüz kesinlik kazanmadı. İnsan dokusu üzerindeki analizler, kahverengi yağı tamamen aktive etmenin birden fazla reseptör veya biyolojik sinyalin eş zamanlı çalışmasını gerektirebileceğini, bunun da tek bir reseptörü hedefleyen ilaç geliştirme süreçlerini beklenenden daha zorlu kılacağını gösteriyor.











Yorum Yap