
Antarktika'da Alarm Veren Durum: Fransa Büyüklüğünde Okyanus Alanı Açıldı
Antarktika'da kış deniz buzu uzun vadeli ortalamanın bir milyon kilometrekare altında kalarak rekor düzeyde düşük seviyelere geriledi. Bilim insanları, normalde buzla kaplı olması gereken bölgelerde Fransa büyüklüğünde açık okyanus alanları oluştuğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar, son dört yılda yaşanan en düşük deniz buzu seviyelerinin iklim sistemindeki kalıcı değişimin göstergesi olduğunu vurguluyor.
Dünya iklimi ve deniz ekosistemleri açısından hayati önem taşıyan Antarktika deniz buzunda, kayıtlara geçen en düşük dört yılın tamamı son dört yıl içinde görüldü. Uydularla 1979'dan bu yana izlenen kıtanın deniz buzu, bu yıl eylül ayında 17,59 milyon kilometrekare ile zirveye ulaştı. Bu rakam, ortalama maksimum seviyenin yaklaşık bir milyon kilometrekare, yani İspanya'nın yaklaşık iki katı büyüklüğünde bir alan kadar gerisinde kaldı.
Colorado Üniversitesinden Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi Uzmanı Dr. Walt Meier, döngüdeki değişkenlik nedeniyle maksimum seviyenin beklendiğini ancak verilerin bu tarihten itibaren düşüşe geçtiğini belirtti. Antarktika deniz buzu, yaz aylarında eriyerek şubat ayında iki milyon kilometrekarenin altına inerken, kış boyunca büyüyerek eylülde 17 milyon kilometrekarenin üzerine çıkıyor. Ancak son yıllarda hem yaz hem de kış dönemlerinde kırılan düşük rekorlar, küresel ısınmanın etkilerine dair endişeleri artırıyor.
İlgili haber: İsrail'in Gazze'deki Saldırılarında 8 Filistinli Yaşamını Yitirdi
Monash Üniversitesinden Güney Okyanusu Uzmanı Dr. Ariaan Purich, son dört kışın en düşük maksimum seviyelere sahip olmasının değişen sistemin net bir kanıtı olduğunu ifade etti. Bunun geçici bir durum olmadığını belirten Purich, deniz buzunun artık eskisi gibi davranmadığını ve iklimin ısınmasıyla birlikte krizin bugünün sorunu haline geldiğini kaydetti. Antarktika yarımadasında haziran ayında normallerin 20 derece üzerinde sıcaklıklar yaşanırken, araştırmacılar buz olması gereken yerde Fransa büyüklüğünde açık bir okyanus alanı bulunduğunu tespit etti. Ağustos başındaki genişleme döneminde ise Pasifik'in güneyindeki Amundsen Denizi büyük oranda buz kaybetti.
Uzmanlar, tropikal Pasifik'teki El Nino iklim modelinin rüzgar sistemlerini değiştirerek erimede rol oynadığını belirtiyor. Avustralya Meteoroloji Bürosundan Dr. Phil Reid, El Nino'nun fırtına yollarını değiştirerek deniz buzunu sarstığını ancak atmosferin etkisine rağmen temel sorunun termodinamik olduğunu ifade etti. Su sıcaklığının yüksek olması, deniz buzu miktarını doğrudan azaltıyor.
Kutup gecesinin ardından deniz buzu güneş enerjisini yansıtma görevini yerine getiremezken, daha az buz varlığı Güney Okyanusu'nun daha fazla ısı emmesine yol açıyor. Deniz buzunun erimesi doğrudan deniz seviyelerini yükseltmese de buz sahanlıklarını zayıflatıyor ve okyanus dalgalarına açık hale getiriyor. Bu sahanlıklar, devasa buz tabakalarının okyanusa akışını yavaşlatıyor; bu tabakaların erimesi ise küresel deniz seviyelerini metrelerce yükseltme potansiyeli taşıyor.
İlgili haber: İzmit'te toprak kayması paniği: İki bina tahliye edildi
Algler ve kriller gibi besin zinciri unsurlarının yanı sıra, dengesiz deniz buzu imparator penguenler dahil pek çok türün üreme ve yaşam alanlarını tehdit ediyor. Tazmanya Üniversitesinden Antarktika deniz buzu uzmanı Dr. Will Hobbs, buzun zirve yaptıktan sonra normalden hızlı gerilediğini belirterek yaklaşan yaz sezonu için endişelerini dile getirdi.











Yorum Yap